Uğur Doğan’ın Tek Kişilik Direnişinin Düşündürdükleri

17 Eylül 2011 / N. Cemal

62 günlük direnişin sonrasında ve Uğur Doğan şahsında bunu somut olarak görebiliriz. “Direniş çadırı kurmak kadar, direniş çadırını zamanında kaldırabilmenin de önemli olduğunu düşünüyor ve çadırımı kaldırıyorum…” diyebilen bir direnişçinin, “bundan sonra işçi sınıfının bulunduğu bütün platformlarda sınıf kardeşlerimin yanında yerimi alacak ve haklı mücadelemi sürdüreceğim…” yönündeki beyanını iyi kavrayabilmek gerekir. Bu olgunluk, mücadele öğretisinin bir göstergesidir.

Bürokrasi İşçi Sınıfının Pasıdır

15 Eylül 2011 / N. Cemal

Mücadeleci sendikacılar yeni tipte sendika bürokratları oldular. Neredeyse öncekiler kadar iktidar koltuklarına yapışarak yıllandılar. Koltuklarını ve ayrıcalıklarını terk edemediler. Mevcut sendikal sistem bürokratik yapıları sebebiyle, işçilerin kendi örgütleri olamayacağını bir kez daha göstermiş oldu. Eski hamam eski tas olduğu sürece, kurnanın başına geçenin kimliği önemli değildi.

Söz ve Karar Tabanındır İlkesi Sendika Bürokrasisine Teslim Edilmemeli – Erhan Bilgin ile Röportaj

14 Eylül 2011 / N. Cemal

Umut var. Hala, bürokrasinin en aşağılık biçimde iş başında olduğu sendikalarda bile “söz ve karar tabanın” sloganı en itibarlı olanı. Bu slogan ‘işçi demokrasisi’nin bir başka biçimde ifadesidir. Bürokrasi ise bu sloganla işçilerin gazını alıyor. İşçiler ise içinin boşaltıldığını biliyorlar. Bu sloganın içinin dolduğunu gördükçe sendikalarına sahip çıkacaklar. Sahip çıkmanın enerjisi ile sendikalar gerçek kitlesel işçi örgütüne dönüşecek.

Uğur Doğan’ın Haklı Davası

8 Eylül 2011 / Sol Defter- Haber

Yalnızca Uğur’un haklı davası bile, Türkiye’de sendikalar meselesini yeniden ele almamızı gerekli kılıyor. Sendika yönetiminden sorumlu olan sendika bürokrasisi, (sendika başkanları ve yönetim kurulu üyeleri) mevcut yasaları bile uygulamıyorsa sendikalardaki demokrasi sorununun çözülmesi, ‘işçi demokrasisinin’ hayata geçirilmesi kaçınılmaz hale gelmiş demektir.

CHP Ablukasında 2. Gün: Tek Gıda-İş Önünde Hak Arama Mücadelesi Sürüyor

7 Eylül 2011 / N. Cemal

Uğur Doğan’ın yanına gelen belediye zabıtaları, “haklı mücadeleni destekliyoruz” diyorlar. İçlerinde sendika kuruculuğu ve yöneticiliği yapmış olanlar da var. Daha da ileri gidip, “basın açıklaması yap, bizde arkanda durup destek verelim” diyenler bile var. Ama aynı zabıta ısrarla rica ediyor, ‘bugün benim nöbet günüm, çadır kurma.” Dün de aynı sahnelere tanık olmuştuk; “Seni destekliyoruz, yüreğimiz senden yana ama çadır kurarsan müdahale ederiz. Emir büyük yerden” teraneleri.

Tek Gıda-İş Mahkeme Kararına Uysun, İşe İademi İstiyorum – Uğur Doğan

6 Eylül 2011 / Sol Defter- Haber

TEKEL işçileri “holding binası”na benzettikleri Tek Gıda-İş- Sendikalarının kapısından kovuldular. Polisle karşı karşıya getirildiler. Saldırıya uğradılar ve ağır yaralandılar. Asıl yaralanan ise, TEKEL direnişçileri nezdinde işçi sınıfı oldu. Müsebbibi ise Mustafa Türkel’di. Aynı tehditler ve zor kullanımıyla ben de karşı karşıyayım. Başıma getirilecek her türlü oyundan ve beladan da o sorumlu olacaktır. Oysa benim bir tek isteğim var; İşimi ve Kazanılmış Haklarımı Geri İstiyorum!

CHP’li Beşiktaş Belediyesi Kimin Yanında? İşçinin mi, Sendika Ağalarının mı?

6 Eylül 2011 / N. Cemal

Direnişçi Uğur Doğan sordu, “belediye başkanına sormadan nasıl yasaklar ve müdahale etmekle tehdit edersiziz ki?” Cevap, “amirlerimizin emri.” Yani, karışmayız, karar bildiremeyiz demiyor, “yasak ve müdahale ederiz” diyorlar. Bu netlik ise İsmail Ünal’ın bu konudan haberi olmadığının hiçbir inandırıcılığı olmadığının göstergesi.

CHP’li Belediye Engelemezse, Direniş Çadırda Sürecek

5 Eylül 2011 / Sol Defter- Haber

Uğur Doğan, sadece sendikacıların değil, polisin ve CHP’li Beşiktaş Belediyesinin de engellenemrine karşı mücadele ediyor. Belediye zabıtalarının çadırın kurulmasına engel çıkartması üzerine, bugece sabahlama kararı alan Uğur Doğan’a ailesi de destek veriyor. Direnişini sürdürmekte kararlı olan Uğur Doğan, mücadelesine destek ve dayanışma bekliyor.

Türk-İş’i de, 10 Sendika Başkanını da İyi Biliyoruz; Demokratik, Şeffaf, Temiz Sendika İstiyoruz!

9 Temmuz 2011 / Sol Defter- Haber

Tabanlarındaki işçilerin isteğine rağmen, kendi iktidarlarına tehdit görerek uygulamadıkları ilke ve talepleri genel kurul öncesi ileri sürmeleri samimi değil. Bu yüzden yayınlanan bildirge inandırıcılıktan ve umut yaratmaktan çok uzak. Şeffaf olmayanın şeffaflık talebi, demokratik davranmayanın demokrasi talebi havada kalıyor.

TekGıda-İş Sendikası’na Karşı Tek Kişilik Bir Direniş Manifestosu

8 Temmuz 2011 / N. Cemal

Sendika ağalarına karşı tek kişilik ve oldukça anlamlı bir direniş sergileyen Uğur Doğan nezdinde, TekGıda-İş Sendikası cephesinde yeni bir şey yok dememek ve TEKEL işçilerinin direnişini anmamak mümkün değil.

Sendika Ağalarına Karşı Tek Kişilik Direniş: Uğur Doğan

7 Temmuz 2011 / N. Cemal

“Onsekiz yıldan daha fazla bir süre bu binada çalıştım. Santral görevlisiydim. Ayağımda protez ve yüzde yetmiş iş göremez raporum var. ‘Mali sıkıntı’ vs. bahanesiyle beni 27.5.2009’da işten attılar. Tabi ki yerime hemen yeni birisi alındı. Asıl atılma nedenim beklide kendi kafalarına göre biri olmamamdır.

Sendikalar İşçilerin Mücadele Örgütü Olmalıdır! (Legrand İşçileri)

18 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Lâfa gelince mücadeleden söz eden, ama mücadele eden işçilerin işten atılmasına göz yuman ve ortak olan ikiyüzlü sendikacılardan bıktık! Bu sendikacılar sınıf sendikacılığı geleneğini kirletiyorlar. Ama biz mücadeleci işçiler buna izin vermeyeceğiz.

15-16 Haziran Vesilesiyle, Sınıf Hareketinde “Üçüncü Cephe” İçin…

17 Haziran 2011 / Seyfi Adalı

Ontex ve Legrand adına konuşan işçiler “Kahrolsun sendika ağaları” sloganını sendikadan işçi atan Hava-İş yönetiminin ses aracının mikrofonundan seslendiriyorlardı. Sendikadan işçi atan sendikacılarla birlikte “işten atılmalara karşı” gerçekten eylem örgütlenebilir mi?

Hava-İş Yönetimi, İşçi Atarak İşçi Haklarını Savunabilir mi?

3 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Hava-İş yönetimi 26’ıncı genel kuruldan beri iktidar hırsıyla akıl ve vicdan sahibi olma iradesini her geçen gün kaybetmektedir. Bir hafta önce üyelerini polise ve işverene ihbar eden yönetimin öfkesini sendika çalışanlarından çıkartması, içine düştüğü şaşkınlığın ve psikolojik bunalımın derecesini gösteriyor.

111 Sendikacının Yargılanması Ya da İşçilere Doğruyu Söylemek

2 Haziran 2011 / Yunus Öztürk

AKP’nin baskıları sebebiyle mücadeleden kaçan sendika bürokratlarını aklamaya kimse kalkışmamalı… Öyleyse, gerçekten mücadele eden sendikacılarla sendika bürokratlarını nasıl ayıracağız? AKP’yi, yargı ve polisin tutumunu teşhir ederken, AKP’nin mağdurlarının suçlarını gizlemeyerek; gerçekleri açığa çıkartabiliriz.

Emekçiler Karakola, Sendikacılar Meyhaneye (Onur Güntürkün)

31 Mayıs 2011 / Sol Defter- Haber

Sendika demokrasisi yok edilmiştir. Sendika demokrasisinin ortadan kaldırılması, ilke ve kuralları hiçe sayma, devrimcilere düşmanlık, tasfiyecilik, koltuk uğruna her türlü hileye, ayak oyununa başvurma, polisle işbirliği gibi sarı sendikacılığın işçi düşmanı tüm politikaları, yöntemleri de düzenle bütünleşmenin doğal bir sonucu olarak benimsenmiştir.

Sendikacılara Açık Mektup

31 Mayıs 2011 / Sol Defter- Haber

Birazcık emeğe saygınız kalmışsa, işverenle kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklardan vazgeçin. Başkalarına çamur atmadan, polis ve işverene muhbirlik yapmadan, içinizden gelmese de “işinizi” hiç olmazsa tüzüğe uygun yapın. Üyeleriniz size bunun için para ödüyor, bari onu hak etmeye çalışın.

Devlet ve Sendikal Bürokrasi

29 Nisan 2011 / Sol Defter- Haber

Bir yanda davacı işçiler, diğer tarafta bu işçilerin aidatlarıyla maaşlarını alan davalı sendikacılar var. Devlet ise yargıç sıfatında ortada duruyor. Davacı işçiler tüzük ve yasanın gerektirdiği koşulları yerine getirmiş ve demokratik bir mekanizmanın işletilmesini, olağanüstü genel kurul yapılmasını talep ediyor. Hava İş Sendika yönetimi iktidarını kaybedeceğini anlamış, bundan kaçıyor.

Demokratik, Şeffaf, Temiz Bir Sendika Mücadelemiz Sürecek (Gökkuşağı Hareketi)

27 Nisan 2011 / Sol Defter- Haber

Hava İş Yönetiminin, delegelerin iradesinden kaçarak olağanüstü genel kurula gitmemesi üzerine açtığımız davada ne yazık ki 15. İş Mahkemesi talebimizi reddetmiştir. Bu karar delegelerin iradesini görmeyen hukuk dışı bir karardır.

PTT İşçileri: Sınıf Sendikacılığı İddiası Taşıyanları Direnişlere Sahip Çıkmaya Davet Ediyoruz!

6 Nisan 2011 / Sol Defter- Haber

Buradan bir kez daha iş kolumuzda yetkili tek sendika olan Haber-İş Sendikası başta olmak üzere emekten yana olduklarını iddia eden sendikaları direnişimizi görmeye, dar kaygıları bir kenara bırakarak direnişimize destek olmaya, mücadelemize güç katmaya davet ediyoruz.