ab bayragi

AB’nin gardiyanı – Hayri Kozanoğlu

1 Aralık 2015 / Sol Defter- Haber

Liberallerimizin, sol liberallerimizin pek güvendiği, yıllarca bel bağladığı AB’nin 1 Kasım seçim desteğiyle yetinmediği; önce referandumun, sonra da başkanlık sisteminin yolunu açabilecek bol bol malzemeyi RTE’ye bahşettiği görülüyor.

yetmez ama evet 01

O kadarını bari anlasınlar

29 Haziran 2015 / Osman Öztürk

Öncelikle, tabii ki kendisine yapılan hiçbir hakarete katılmıyor ve de kınıyorum. Ayrıca; bütün Yetmez Ama Evet’çileri de aynı kefeye koymuyorum. (Bir bölümü için, hakikaten, acımaktan başka bir şey gelmiyor içimden.) Hepsinde ortak olan “Derin devlet, askeri vesayet, İttihatçı zihniyet” tarih okumasının komikliği için bir şey yazmaya da (artık) gerek duymuyorum. Ama mevzu burada bitmiyor.

davutoglu tayyip

İki küme, bir yanılsama…

9 Nisan 2015 / Ergin Yıldızoğlu

Türkiye genel seçimlere giderken çok kritik bir “kavşakta”. Siyasal İslamın liderliği, entelijensiyası bu “kavşağın”anlamını çok iyi kavrıyor, buna uygun davranıyor. Aynı şeyi sosyalist ve sol liberal entelijensiya için söylemek zor.

tanıl bora harita(1)

Biri hegemonya mı dedi? – Ali Şimşek

13 Aralık 2014 / Sol Defter- Haber

Şöyle bir problem var Tanıl’ın söylediklerinde. Yine suç AKP’de değil, bazen “AKP yokmuş gibi davranamayan bizde sanki. Top yine bize atıldı… Ya da taca… Yani başkaları akıllı değil… Bu saptalamalar fazlasıyla “politik doğrucu”… Eğer gerçekten hegemonyanın ne olduğunu tartışacaksanız, lafı kıvırmadan bu sürece Tanıl’ı da dahil etmek gerekecek. Gücenmek yok!

No country

Çok iyiydi, çok kötü oldu

5 Kasım 2014 / Ergin Yıldızoğlu

Geçmişte AKP’yi destekleyen ama şimdi çok pişman liberal eğilimli kimi yazarların, geçen hafta, AKP ve Davutoğlu üzerine “eskiden çok iyiydi şimdi çok kötü oldu” türünden övgü, yergi, yönlendirme umudu dolu yazılarını okurken “No country for old man” filmini düşündüm.

‘Türkiye’de liberal entellektüeller İslamcıların ‘faydalı aptalları’nı mı oynadılar?’

10 Ocak 2014 / Sol Defter

Fransız Slate.fr haber sitesi yazarı Ariane Bonzon ‘Söyleşi yaptığım otuz kadar liberal entelektüelden hiçbiri AKP’ye şans tanıdığı için pişman görünmüyor’ dedi.

“Sol liberalizm ve Taraf” Aras Aladağ ile röportaj – Ufuk Atalay

28 Nisan 2013 / Sol Defter- Haber

12 Eylül sonrası Türkiye solunun önemli bir kısmında sol liberalizmin de etkisiyle Marksizm’e alternatif bir anlatı oluşturulmaya başlanıldı. Bu anlatının temel prensibi; doğu ve batı toplumlarını kategorik ayrıma sokup, Türkiye’nin de dâhil edildiği doğu toplumlarında sivil toplumların gelişmemişliği ve bunun üzerinden demokrasinin de gelişmemişliği üzerine bir anlatının oluşturulmasıdır. Aslında bu, bir nevi, sivil toplumu kapitalizmle ve piyasa ilişkileriyle ve bunları da demokrasiyle eşleyen bir gelişmişlik teorisidir.

Roni Margulies’ten protestocu öğrencilere “el hareketi”

26 Şubat 2013 / Sol Defter- Haber

Solcu ünivesitelilere el hareketi yapan Roni Margulies ve arka tarafta AKP’li bakanlarla liberallerin “düşünce özgürlüğü konferansı”nın güvenliği için az önce öğrencileri engellemekle meşgul olan güvenlik şube polis amiri… Fotoğrafı çeken ve Margulies’in işareti yönelttiği kişi, Kolektif Basın Merkezi’nden bir kadın öğrenci…

12 Eylülcülerin “yargılanması” ve sol liberalizm

13 Eylül 2012 / Seyfi Adalı

“Eyleyen özne AKP ve neredeyse bütün hayatını ona otomatik tepki vermekle dolduran bir muhalefet! Bu siyasetin toplumda bir karşılığı yok” veya “AKP ile yatıp AKP ile kalkmasak” demek (EDP Genel Başkanı Ferdan Ergut), somut politik alanda sola, emekçiye, kadına hedef şaşırtmak olur. AKP hem hükümet olduğu için hem de devlet üzerindeki denetimiyle birlikte ve sermayeden, ordudan, uluslararası sermayeden aldığı neredeyse koşulsuz sayılabilecek destek sayesinde “iktidar”dır.

Ölümün Tazmini Olmaz

2 Ocak 2012 / Ömer Yıldız

Biz ölümleri hep hak mücadelesi için verdik. Her ölümde öldük ama bir umut yeşerttik. Şimdi ölüleri “satarsanız” umudu satmış olacaksınız.
Hakkım varsa, razı değilim.

Liberalin Aymazı: Kongre Hareketi’nin Meşruiyeti Ferhat Kentel’lere Kaldıysa… Serkan Aydın

23 Aralık 2011 / Sol Defter- Haber

Fetullah’ın polisleri Kürtleri zindanlara doldururken Gülen’in okullarına övgü düzen bu adamın kongre hareketinde işi ne? Acaba seçim döneminde “Oyum BDP’ye ama tek bir yere sıkışamayacağıma dair notumu düşerek, yani referandumda yaptığım gibi, yetmez ama evet” diyerek samimiyetini açıkça gösteren bu adama ihtiyacımız nedir?

Kongre Hareketi ve Sol Liberalizm

8 Kasım 2011 / Seyfi Adalı

HDK perspektifini “ulusalcı sol” ile “liberal sol”un dışında geliştirmeli. Enternasyonalist ve emek eksenli bir zeminde; işçi sınıfına ve Kürt halkına savaş ilan eden AKP hükümetine; onun açılım politikalarına, Anayasa ve demokrasi vaatlerine güvensizlik duyan bir siyaseti şekillendirmeli. AKP’nin politikalarına yer yer “evet” diyen siyasal çizgilerin, HDK içindeki varlığı ise, Kongrenin mücadele çizgisiyle çelişkili sayılır.

Kaybedilmiş Bir Seçmen Olarak Murat Belge ve Çevresinin Çevresi

6 Temmuz 2011 / Sırrı Süreyya Önder

“İktidar da aynen benim gibi düşünüyor, bu işte bir sıkıntı olmalı, en azından sınıfsal olarak” demez mi insan? Pijama ile yapılabilecek kadar rahat, dağınık ve konforlu bir siyaseti Türklere hak görürken, Kürtlerin niçin önünü iliklemesi gerekmektedir? İliklemezlerse bütün bu bombalar, gazlar, mermiler reva mıdır?

Elçi Anlamıyor, Ben Anlıyorum

18 Şubat 2011 / Ömer Yıldız

AKP darbeler üzerinden kazandığı referanduma bir de seçim eklemek istiyor. Zamanla anlaşıldı ki Türkiye’de darbe öncesi durumun sebebi de darbeyi yapan da Amerika. İçeriden işbirliği yapanlar hep olmuştur. “Amerika’nın kucağında oturuyoruz ama o kucakta oturabilmek kolay değil” diyen de olmuştur. “Kullanın süpürmeyin” diyen de. En zekisi bunlar, kiminle arası iyiyse kavgalı görünüyor

Sol İletişim’den Sol Hareket’e

31 Ocak 2011 / Ömer Yıldız

Kendini sadece sosyalizm argümanları ile tarif edecek, liberal savrulmalardan etkilenmeden eşitlik ve özgürlük tarifi yapacak ve bunu yaşamında uygulayıp model olacak, bu çerçevede kitleselleşirken, kapitalist (sosyal demokrat) tavır ve davranışlar göstermeden sosyalizm yolunda ilerleyecek herkes “Sol Hareket”i örmelidir. Sahiplenmeli ve geliştirmelidir.

Koray Çalışkan, Abdullah Gül’ün Uçağına Binince…

19 Ocak 2011 / Sol Defter- Haber

Koray Çalışkan eski bir BirGün yazarı. Derken bir gün, bu genç akademisyeni ‘Özgürlükçü Radikal’e çağırmışlar. Yetmemiş, Abdullah Gül’ün uçağına çağırmışlar. O da üç gün Yemen yazmış, bir gün Tunus. “Şeriat istemiyorsak siyasi islamın demokrasisini desteklemek zorundayız,” diyerekten uçak gezisinin karşılığını ziyadesiyle ödemiş…

Sol Liberallere Ertuğrul Günay Dersi

16 Ocak 2011 / Yunus Öztürk

Sosyalist solun sol liberallerin maskesini düşürmek için harcadığı çabayla elde etmediği sonucu, belki de Başbakan ve AKP kurmaylarının sol liberalleri kullanılmış bir kağıt mendil gibi çöpe attıklarında elde etmiş olacağız.

Sağdıç Emeği – ‘Yetmez Ama Evetçiler’in Rolü

7 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Kardeşler, hayat şimdi size, her zaman sunamayacağı bir onurlu vazgeçme fırsatı sunuyor.
Yoksulların 6 ayına sebep oldunuz, seçime de 6 ay var. Ortada 12 Eylül generallerinden sorulacak bir hesap zırvalığı da kalmadığına göre ne yapacaksınız? Solcular, işçiler, yoksullar, Kürtler bir araya gelerek önümüzdeki seçimlerde bu zulüm çarkına çomak sokmaya çalışıyorlar. Onlardan bir aferin almak istemez misiniz?

Melih Altınok ve Liberalizmin Şovenliği

5 Ocak 2011 / Özcan Özen

Liberal, insancıl, komünist ya da eşcinsel olduğun için devlet tarafından ayrık otu muamelesi görmüş, kimliğin nispetinde uğradığın eziyet, şiddet ve mağduriyet katmerli kılınmış olabilir. Fakat ezilen ulusla hele de artık ezilen olmak istemediği için mücadele eden ulusla kıyaslandığında nasibine düşen yine ayrıcalıktır.

Ayşegül Devecioğlu: “Genelkurmay’a Dur Diyelim, Ama Tepkiyi de Mazi Olmuş Bir Darbeciliğe Bağlamayalım”

21 Aralık 2010 / Sol Defter- Haber

Genelkurmay’a, “yaptığın suçtur” demek; ilk bakışta göze-kulağa hoş geliyor ancak bu Kürtlerin anadillerini kullanabilmesi konusunda hükümet ve ordunun el ele had bildirmesine, mesele yalnızca buymuş gibi, tarihe karışmış bir “darbecilik olgusu” üzerinden itiraz etmenin yanlışlığını ortadan kaldırmıyor.