adaletyuruyusu-emep

CHP’nin ‘kontrollü yürüyüşü’ vesilesiyle, demokratik devrim programı üzerine…

17 Haziran 2017 / Yunus Öztürk

CHP yürüyüşü 3’üncü gününde ve neredeyse AKP dışında yürüyüşe katılım çağrısı yapmayan siyasal eğilim kalmadı. Ancak bu yürüyüş Hayır cephesinin en geniş kitlesinde ve emekçi tabanda inandırıcı bir katılım ve karşılık bulmadı. Zaten CHP de ‘kontrollü’ bir yürüyüş planlamıştı.

Ankara mitingi İst

Katliamdan sonra: Faillik, Müşterek Akıl ve Örgütlenme – Yasemin Ateş/Atıf Güney

14 Ekim 2015 / Sol Defter- Haber

Devrimciliğin ölçüleceği temel kıstas bu müşterekliktir. Bugün mevcut hareketi hepimiz oluşturuyoruz; hepimiz onun içinde eyliyoruz ve hepimiz onun tarafından oluşuyoruz. Gezi’de beraber yaptık, Ankara’da beraber katledildik. Bu müşterekliği pekiştiren her pratik bizi daha fazla müşterekleştirecek; devletin karşısında toplumun güçlenmesini mümkün kılcaktır.

kürt sorunu

Kürt hareketi ve sol üzerine saptamalar, tezler… Haluk Yurtsever

18 Şubat 2015 / Sol Defter- Haber

Ortak yürüyüş ve ittifak zemini bellidir: Ortadoğu’da köpürtülen dinci/mezhepçi emperyalist savaşa, Rojava Devrimi’nin boğulması girişimlerine, AKP eliyle kurulmakta olan tekçi, totaliter, mezhepçi, bölücü ve faşizan diktatörlüğe karşı birlikte mücadele etmek; Erdoğan’ın tek adam diktatörlüğüne hukuksal zemin anlamına gelen başkanlık rejimine geçiş hamlesini birlikte püskürtmek; laik, bilimsel, anadilinde eğitimi birlikte savunmak; Kürt halkının kendi yazgısını özgürce belirleme hakkına saygı ve gönüllü birlik ilkeleri temelinde eşit yurttaşlık hukukunu, toprak ve emek kardeşliğini esas alan eşitlikçi ve özgürlükçü bir dünya, Ortadoğu ve Türkiye için savaşmak.

Burkina-Faso 1

2015 yılında ‘disiplin’

31 Aralık 2014 / Ergin Yıldızoğlu

Yeni yıla, özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde “Disiplin”in zayıflamakta olduğu bir dönemde giriyoruz. Bu trendin 2015 yılında ivme kazanacağını düşünüyorum. Gramsci’den, hegemonya, “tarihsel blok”, entelijansiya (çeşitli işlevleriyle) gibi kavramları öğrendik. “Disiplin”kavramını da Foucault’tan: Kapitalizm ile “disiplin” bir madalyonun, birbirini tamamlayan, üreten iki yüzünü oluşturur, biri olmadan öbürü var olamaz.

P1030799

HDK 4. Olağan Genel Kurulu niçin yapıldı?

23 Haziran 2014 / Seyfi Adalı

Genel Kurul’u izleyen samimi her delege, neredeyse 9 madde olan gündemin sıkıştırılmış dakikalar içinde yüzeysel olarak söz edildiğine aynı zamanda hiçbirinin gerçekte tartışılmadığına tanıklık edecektir. Dolayısıyla bir kez daha HDK fikriyatının içeriğine uygun olmayan bir genel kurul gerçekleşmiştir. Bu nedenle de ruhsuz, heyecansız geçmiş, moral veren bir genel kurul olmamıştır. Tek bir delegeden “şu faaliyeti de iyi yaptık” dememiş, coşku verecek bir tek slogan duyulmamıştır. Memnuniyetsizlikler daha sık ifade edilmiştir.

Gezi BDP ve bayrak

Bayrak krizi, müzakere süreci ve devrimci çıkış olanakları

10 Haziran 2014 / Seyfi Adalı

Müzakere masası ile sokak farklı hareket kanunlarına sahip. Her ikisinin de hareket alanları, askeri güçleri, kitle seferberlik kabiliyetleri, müzakere masasının taraflarından; hükümet ve İmralı’dan çok farklı. Bir noktadan sonra sokağın denetiminin sağlanamam riski mevcut.

Sosyalist hareketin fetret devri ve “modern prens”

10 Aralık 2012 /

Sosyalist hareket içerisinde gerçek bir hegemonya sorunu yaşanıyor. Bu hegemonya bunalımı, sol yapı ve örgütlerin mevcut halleriyle bir inşa sürecini sırtlanamayacağı anlamını taşıyor. Ancak bu hegemonya bunalımı sosyalist hareketin uzatmalı krizinin nedeni değil, sonucu.

Kürt Hareketi ve Sosyalistler: İmkân ve İhtimaller

29 Eylül 2011 /

günümüzde bu coğrafyada en anlamlı siyasal deneyimleri biriktirmiş olanlar Kürt alt sınıflardır. Dolayısıyla bu siyasallaşma alanıyla kurulacak doğrudan bir bağın sosyalist hareketin yeniden inşasında çok anlamlı bir girdi oluşturacağı aşikâr. Oysa Kürt hareketiyle sosyalist hareket arasındaki ilişki önemli ölçüde “yukarıdan” kurulan, bürokratik bir mahiyete sahip. Seçimden seçime gündeme gelen yan yana gelişler ya da dışsal dayanışma ilişkilerinin haricinde sosyalist hareketin yapması gereken, süreklileşmiş kitle seferberlikleri aracılığıyla siyasallaşan Kürt kitleleriyle toplumsal mücadeleler içerisinde (emek hareketinden ekolojik mücadelelere, kadın hareketinden vicdani redde) somut ve dolayımsız bağlar kurabilmektir.

Foti Benlisoy: “Sosyalist Hareketin Bağımsızlığını Muhafaza Konusunda Dikkatli Olmalıyız”

2 Ağustos 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Elbette ordunun siyasetteki etkisini sorgulamak, bu etki ve gücün kırılmasını savunmak durumundayız. Ancak işimiz bununla sınırlı değil. Bizim ufkumuz MGK bileşiminde seçilmişlerin atanmışlara göre daha fazla ve daha etkin olmasıyla sınırlı değil; bizatihi MGK gibi bir kurumun varlık nedenini ve onun “güvenlik” algılayışını problematize etmeliyiz. Oysa ne yazık ki sol, ordunun ve Türkiye’deki militarist süreçlerin eleştirisinde kendisini liberal çerçeveden ayrıştırabilmiş değil. Ya ufku sivilleşmeyle sınırlı liberal dizgeyi tekrar edip yeniden üretiyor ya da bazen liberallere ya da AKP’ye karşı çıkacağım diye orduyu savunur bir pozisyona sürüklenebiliyor veya öyle bir izlenim yaratabiliyor.