Ölümün Tazmini Olmaz

2 Ocak 2012 / Ömer Yıldız

Biz ölümleri hep hak mücadelesi için verdik. Her ölümde öldük ama bir umut yeşerttik. Şimdi ölüleri “satarsanız” umudu satmış olacaksınız.
Hakkım varsa, razı değilim.

Demokrasi Aşığı Devrimcilik

26 Mart 2011 / Ömer Yıldız

Demokrasi egemenlerin buldukları en önemli kavram. Ancak hiçbir dönem teorik tarif üzerindeki demokrasi yaşanmamıştır. Roma’da asiller demokrasi aşığıydı geçmişte köleler değil. Kadınlar çok yakın zamanda demokrasinin içine alındı. İran’da da demokrasi var. Kan emici Amerika’da da. Demokrasi ne demekse hep egemenlerin işine yarıyor.

Kapitalistler Kimi Sever?

20 Mart 2011 / Ömer Yıldız

Takke düştü kel göründü. Emperyalist güçler sanki önemliymişsin gibi yapar menfaati uğruna anında satar. Galiba AB-ABD’nin AKP ile işi bitti.

Elçi Anlamıyor, Ben Anlıyorum

18 Şubat 2011 / Ömer Yıldız

AKP darbeler üzerinden kazandığı referanduma bir de seçim eklemek istiyor. Zamanla anlaşıldı ki Türkiye’de darbe öncesi durumun sebebi de darbeyi yapan da Amerika. İçeriden işbirliği yapanlar hep olmuştur. “Amerika’nın kucağında oturuyoruz ama o kucakta oturabilmek kolay değil” diyen de olmuştur. “Kullanın süpürmeyin” diyen de. En zekisi bunlar, kiminle arası iyiyse kavgalı görünüyor

Sol Hareket Fikri Zemin Metni…Değişeceğiz Değiştireceğiz!

8 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Sol hareket olarak yaşamın ve fikir dünyasının bu yeniden üretiminin bir parçasıyız.Geçmişi tüm hatalarıyla ve başarılarıyla kendi geçmişimiz olarak görüyoruz.Hata yapmaktan korkmuyoruz,örgütlenmekten ve mücadele etmekten geri kalmayacağız.
Geçmişteki ve halen yaşamakta olan klasik sol anlayışlardan farklıyız.

Sol İletişim’den Sol Hareket’e

31 Ocak 2011 / Ömer Yıldız

Kendini sadece sosyalizm argümanları ile tarif edecek, liberal savrulmalardan etkilenmeden eşitlik ve özgürlük tarifi yapacak ve bunu yaşamında uygulayıp model olacak, bu çerçevede kitleselleşirken, kapitalist (sosyal demokrat) tavır ve davranışlar göstermeden sosyalizm yolunda ilerleyecek herkes “Sol Hareket”i örmelidir. Sahiplenmeli ve geliştirmelidir.

Ulucanlar’a gitmeyeceğim…

1 Ocak 2011 / Ömer Yıldız

İbret alalım istiyorlar ölümlerinden ve oturalım anılarımızın üstüne. Bir karşı duruştur bizim ölüm yerlerimizi bize sergilemek. “Bizde bunlardan çok var. Yenisini açarız. Eskisinde yoldaşlarını, onların anılarını –para ile bilet satarak- sana satarız” diyorlar.

Zeynep Gambetti: “Demokratik Özerklik: Alternatif Bir Sol Proje”

26 Aralık 2010 / Sol Defter- Haber

19 Aralık’ta Diyarbakır’da Kürt hareketinin, muhafazakar veya burjuva çevreler açısından son derece “sol kokan” bir siyasal ve ekonomik projeyle ortaya çıktığını görmek gerekir. Geçmişin anahtar kelimeleri ve ideolojik tartışmaları yüzünden böylesi bir fırsatın kaçmasına izin vermek, tarihsel bir dönemeci alamama riskini doğuracaktır.

Adnan Bostancıoğlu: “Baskın Oran ile Mithat Sancar’ın Geldiği Nokta…”

24 Aralık 2010 / Sol Defter- Haber

Biri seçimlerde solun bağımsız adayı, diğeri BirGün’ün eski yazarı iki profesörün bir zamandır girmiş oldukları yolda geldikleri noktaya bakar mısınız? AKP yöneticilerinin devrimci gençlerle ilgili “Ergenekon bağlantılı” iddiasını daha ileri taşıyıp “ırkçı”, “faşist” diyorlar. Bundan sonra nerelere savrulacaklarını tanrı bilir.

Kardeştik Biz…

18 Aralık 2010 / Ömer Yıldız

Kardeştik biz köyümde köylülerimle. Birlikte welat okurduk. Onlarda okuma yok ben de kelime bilgisi. Birleştik mi olurdu anlaşılır bir yaşam. Aziz, kaldığım küçük odaya elektrik çekmişti,Kürt,Kürt. Ape Uso yoğurt verirdi, kadınlar ekmek. Gelin olan eski öğrencim Meral hasta olduğunda ilaçlarını ben almıştım, kızım diye…

Dilleri Ali Söyler, Gözleri Muaviye Bakar

13 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Öğrenci tepkilerine karşı dillendirilen itirazlara dikkatlice bakın, bir tane bile evrensel hukuk ve demokrasiye yaslandırılmış referans göremezsiniz.

Devrim daima gençtir

19 Kasım 2010 / Ömer Yıldız

Eğer çocuğunu büyütürken sosyalizmi değil de liberal hayatta nasıl yükseleceğini anlatmışsan pek çoğunun yaptığı gibi üniversiteye giderken “evladım siyasetten uzak dur, önce okulunu bitir” demişsen, çocuğunun okumasını sınıfına hizmet için değil sınıf atlamak için istemişsen sana gençlik “boş” gelir.

Umut CHP olmuşsa vay sosyalistlerin haline…

6 Kasım 2010 / Ömer Yıldız

Mücadelenin en temel unsuru olan işçilere Tekel işçilerine destek vermiyorsunuz. Hatta bazılarınız eleştiriyor. Çünkü çadırda nasıl yatılır bilmiyorsunuz,unuttunuz. Çünkü asgari ücretle yaşamıyorsunuz.

Devrimcilik sizin için hobi, asıl işiniz konuşmak..

Bize borcunuz var

30 Ekim 2010 / Ömer Yıldız

Bizim için yapın; sosyalizme umut bağlayanlar için aklınızı birleştirin. Siz sonra kavga edecekseniz edin ancak sosyalistlere bir yol çizin üç beş patikası olsa bile.

Bize borçlusunuz; biz hep sizlerin sözünü dinledik uyguladık. Bize borcunuz var.

Değişime izin verin!

20 Ekim 2010 / Ömer Yıldız

Ülke 12 Eylül’ün izlerini silmeye çalışıyor. Sosyalizm kanadında da 12 Eylül öncesinde kalmış olanları, değişen dünyada dünü yaşayanları köşelerine davet ediyorum. 12 Eylül bazılarınızı nakavt etmiş. Bırakın dirençli kalanlarla yeniler devam etsin. Sizler, değişmeyenler, mücadeleye zarar veriyorsunuz.

TKP Üyesi Bir Tekel İşçisi TKP, ÖDP, EMEP ve Halkevleri’ne Soruyor: “Niçin Sınıfın Yanında Değilsiniz?”

18 Ekim 2010 / Sol Defter- Haber

Burada sol siyasi partiler işçi sınıfının yanında olmayacaksa,kimin yanında olacaklar? Sarı sendikaların mı yoksa, patronların mı ? Öncelikle saflarını belirleyip mücadeleye o şekliyle devam etsinler…

Göllerimize, kuşlarımıza, doğaya sahip çıkamadık

17 Eylül 2010 / Ömer Yıldız

Ve acı son, geçtiğimiz hafta Göl metan gazı çıkardı. Binlerce belki milyonlarca kuş öldü. Göllerin yüzeyi ölü ve baygın; ölmeyi bekleyen kuşlarla dolu. Hiçbir gazetede çıkmadı. Devlet referandumdan, ölen kuşları görmedi. Dünya zenginliği, doğa misafiri binlerce kuş, onlara kötü ev sahipliği yaptığımızdan öldü. Emanete sahip çıkamadık.

Herkes sınıfını yaşar

14 Eylül 2010 / Ömer Yıldız

Burjuva hukuku darbecilere “ceza” verirse “ödeşmiş” mi olacağız? Ey “sos-sosyalistler”. Zaten burjuva düzeninin piyonlarını, burjuva mahkemelerinde yargılayınca 12 Eylül işkence haneleri çiçek mi açacak. Siz öyle bir şey yaptınız ki, onların istediği düzene, isteyerek Taraf oldunuz. 12 Eylül darbecilerinden devrimcilerin alacağını sonsuza kadar ertelediniz.

“Devrimciyim” demeyen devrimciler

25 Ağustos 2010 / Ömer Yıldız

Hiç bir “salon söyleşisi” bana “Kör Ömer”in düğünde çaldığı etkiyi yapmadı.
Çünkü o halkın içindeydi. Çünkü o halktı. Başkasını dönüştürmek için çabalamadı. “Kendisi” oldu: Sınıfından bir insan gibi yaşadı. Burjuva yaşayıp “devrimciyim” demedi.

Kim daha solcu? Ya da solcu ne demek?

20 Ağustos 2010 / Ömer Yıldız

Kılıçdaroğlu’nun mitinglerine gidenler içerisinde 12 Eylül öncesi Devrimci Yol, Halkın Kurtuluşu gibi siyasetlerde yer alan pek çok fraksiyona mensup insanlar. Şimdi bu insanlar CHP’li. Solda lafazanlık sürdükçe, CHP’nin içimizden koparacağı daha çok olacak!